İçeriğe geç

Gelgitlere ne sebep olur ?

Gelgitlere Ne Sebep Olur?

Bazen deniz bile ruh hâlimizi yansıtıyor olabilir mi?

İzmir’in Sıcak Rüzgarı ve Gelgitler

İzmir’de yaşayan biri olarak, denizle aramda her zaman çok özel bir bağ olmuştur. Bir sahil kasabasında doğmadım ama her gün sahilde yürüyüp dalgaların kıyıya vuruşunu izlemek, insanın ruhunu bir şekilde dinginleştiriyor. Tabii, dalgaların gelgitleriyle ilgili bir hikayem de var. Gelgitler… Kimilerine göre sadece okyanusların eseri olan basit bir doğa olayı, kimilerine göre ise duygu durumlarını anlatan metaforlar. Peki, gelgitler gerçekten sadece suyun çekilmesi ve yükselmesiyle mi sınırlıdır? Yoksa insanlar da bazen duygusal gelgitler yaşar mı?

Gelgitler… O kadar basit değil!

Birkaç yıl önce, bana gelgitleri anlatmaya çalışan bir arkadaşım, derin bir nefes alıp, “Gelgitler denizin içindeki suyun çekilmesi ve yükselmesinden ibaret değildir,” demişti. O an, ne demek istediğini anlamadım. İçimden “Aman kardeşim, gelgit dedin de ne oldu, Google’dan baktım, tamam mı?” dedim ama dışarıda tabii kibar bir şekilde “Evet, çok ilginç” dedim. Oysaki gelgitlerin ardındaki karmaşıklık beni biraz zorladı. Ama düşününce, bazı insanlar da tam olarak böyle. Kimileri çok yüzeysel, kimileri ise derinlere dalmaya meraklı.

Gelgitlere Ne Sebep Olur?

Gelgitlere neden sebep olur? Bunu her seferinde farklı şekilde soruyorum kendime. Bazen denize bakarken, “Beni de böyle gelip geçici bir şekilde çekip bırakıyor gibi hissediyorum,” diyorum. Mesela bir anda, 10 dakika önce hayatımın en mutlu insanıydım, şimdi ise sırf dışarıda yağmur yağıyor diye moralim sıfır. Evet, gelgitlere bir başka açıdan bakalım, bir insanın duygusal gelgitlerine kimse dur diyemez.

Ama tabii, gelgitlerin sadece duygusal olmasını beklemek, çok büyük bir hata olur. Fiziksel olarak da gözlemler yapabiliriz. Gelgitleri sadece deniz üzerinden düşünmek yerine, kendi hayatımıza dair birer ‘gelgit’ yaşadığımızı kabul etmemiz gerek. Çalışma hayatımda bir sabah patronum beni hiç tanımadığı kadar gülerken görse, “Bunda bir iş var,” diye düşünebilir. Ama bir an sonra, eski defterleri karıştırmaya başlasam, tüm ruh halim değişebilir. Yani, dalgalar gelirse, değişim de gelir.

Gelgit ve Ay’ın Mükemmel İlişkisi

Aslında gelgitlerin ardında ay var. Gerçekten de, ay’ın dünyamız üzerinde etkisi çok büyük. Hani bazı insanlar vardır ya, “Ay tutulması var mıymış, beni de tutar” diye dalga geçerler, işte o insanlar birazcık ayın gücünü küçümsüyorlar bence. Çünkü ben de bir zamanlar küçümseme eğilimindeydim. Ama sonra fark ettim ki, bazen küçük bir ruhsal çöküş, sabahları daha bir tembel olmam, öğleye doğru sinirli olmam, akşam üstü rahatlamam, hepsi bir şekilde ayın etkisiyle ilişkili olabiliyor. Kimi zaman da bu olaylar sadece bir tesadüf, ama bazen çok da değil.

Bazen kendimi sabahları o kadar huzurlu hissediyorum ki, her şeyin mükemmel olduğunu düşünüyorum. Akşam olunca ise, güneş batarken kendimi bir sünger gibi hissediyorum. Tüm moralim sıfır, su çekilmiş, dalga yok. “Bugün ne oldu, neden böyleyim?” diye düşünürken, belki de bunlar evrenden gelen küçük uyarılardır. Hatta bazı günler, ay benim ruh halime etki etmeye başlamış gibi hissediyorum. Gerçekten, bazen bana ne olduğunu anlamıyorum.

İç Sesim: Bir Konuşma Başlasın

Bir gün sabah işe giderken, kendi kendime “Bugün de mi gelgit?” demiştim. “İçimdeki deniz yükseliyor ama neden?” diye sorarken, sağdaki trafik ışığında durdum ve kafamda şu iç sesim devreye girdi:

“Yine ne var? İyi misin?”

“Evet, biraz kafam karışık.”

“Gelgit gibi bir şey mi? Ay mı tutuyor seni?”

“Yani, aslında olabilir. Hızla yükselen dalgalar var ama ben bile ne olduğunu anlamıyorum.”

Bazen sadece bir uyanma anı gerekiyor. Bu sabah mesela, en sevdiğim şarkıyı dinlerken, kendimi çok özgür ve mutlu hissettim. Sonra ne oldu? Yolda bir köpek, bana bakarak havladı. Ama ben bunun gelgit olmadığını fark ettim. Ne olursa olsun, köpekler her zaman böyle. Bu da sadece ruh halimi etkileyen küçük bir dış faktör.

Duygusal Gelgitler

İnsanlar, denizin hızı kadar değişebilir. Bir sabah çok enerjik, bir sabah ise her şeyin üzerine basıp geçmek isteyen bir insan haline gelebiliriz. Örneğin, bir sabah işe gitmek için koşarken, akşam yorgunluktan kafayı koymuş bir şekilde uyuruz. Gelgitler bazen o kadar gerçek olur ki, gece yatağımızda dönerken, “Bugün neden böyle hissettim?” diye sorgulamaya başlarız. Oysa ki cevap oldukça basittir: Ay!

Gelgitler, Ruhsal Çekimler

Bazen hislerimiz de deniz gibi gelir. Duygusal gelgitler yaşarken, kendinizi bazen çekilmiş hissedebilirsiniz. Birinin size yaptığı küçük bir hareket, en derin hislerinizi uyarabilir ve bir anda gelgit gibi yükselip düşebilirsiniz. Kimilerine göre bunlar “fazla duygusal” reaksiyonlar, kimilerine göre ise tamamen insana özgü bir deneyim. Peki, nedir bu gelgitlerin sebebi?

İnsanın ruhu da tıpkı deniz gibi dalgalanabilir. İnsanın içinde farklı gelgitler vardır. Bir sabah neşeli uyanırsınız, öğlen de bir anda moraliniz bozulur. Kimisi sabah neşeli ama öğle vakti dalgaları çeker, kimisi ise bir anda kış günü donmuş gibi hissedebilir. Bu gibi ruh halleri hepimize birer küçük gelgit yaşatır. Sonuçta, ne olursa olsun, bunlar bizim hayatımızın normal dalgalarıdır.

Sonuç: Gelgitler, Kaderin Sürüklediği Dalgalardır

Gelgitlere sebep olan şey belki de sadece denizin çekilmesi değildir. Belki de aslında hayatın kendisi. Sadece dalgalar değil, biz de bazen yüksek sesle gülerken, bazen de hüzünle deniz kenarına otururuz. Çünkü, gelgitler deniz için olduğu gibi bizler için de kaçınılmazdır. Hayatın gelgitleri, sabahın neşesi, akşamın huzursuzluğu, hepsi aslında bir bütünün parçasıdır.

Öyleyse, bir sabahın gelgitinde, dalgaların getirdiği huzursuzlukla bile barışabiliriz. Çünkü hayatımız da bazen, tıpkı bir okyanus gibi, derinleşir, çalkalanır ve tekrar sakinleşir. Sonuçta, herkesin içindeki gelgitler de bir şekilde doğanın döngüsüyle uyum içinde hareket eder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş yapbetexper bahis